Silikon Karides Levrek Avcılığı İlker Erkan

Silikon karides ile levrek avcılığı

      Aslında bu tip karides, yada teke görünümlü silikon yemler ile avcılık bir çok arkadaşımızın denediği ve başarılı olduğu bir yöntemdir. Özellikle av sırasında alıkoyduğum balıkları temizlerken midesine bir göz atarım. Levrek avlarına ilk başladığım dönemde yakaladığım balıkların midesinden genel olarak karidesin kıyılarda yaşayan akrabası teke’nin çıkmış olması, levreğin avcılığı hakkında daha fazla fikir sahibi olmamı sağladı. 

      İlk başlarda balıkçı barınakları, tekne araları, iskele duvarı ve bol yosunlu kaya önlerinde sık gözlü kepçe ile yakaladığım 15-20 adet  teke ile bu avcılığı yemli yapıyordum. Daha sonra maket balıklar ile ”Spin” disiplini olarak tabir edilen at-çek avcılığına olan ilgim, beraberinde silikon karides ile avcılığa geçişimi sağladı.

 Yurtdışından getirttiğim ve Türkiye’de mevcut silikonu çeşitli avlaklarda denemem sonucunda, zaman geçtikçe silikon tekelerde olması gereken özellikleri ve avlanmam gereken bölgeleri kendime göre belirlemiştim. 

 

Doğru aksiyon, boy ve görünüm özelliklerinde fikirlerim artık netleşmişti..  Bana göre bu tür yemlerin en başarılı sonuçları verdiği yerler; derinliği 5 mt üzeri mendirek başları, liman içleri ve İskele ayakları olduğu yönündedir. Genel olarak hedef levrek olunca böyle yerleri seçmek kaçınılmaz oluyor. Levrek  bu tür yerlerde uygun havalarda kesinlikle volta atacaktır ve kesinlikle hedefi en sevdiği yemlerin başında gelen karides ve teke’dir.

    Üretiminde kendinden Jig head olan veya sonradan uygun ağırlıkta jig head monte ettiğim çeşitli silikonlar ve bu avcılığa uygun kamışlar ile aksiyon vererek bu avcılığı yapmaya başladım. Fikrim, balığı cezbedenin bağımsız kuyruk salınımı ve bana göre iyi bir sonuç elde etmek için olmazsa olmaz glow (parlayan) özellikli gözleri olduğu yönündeydi.

 

Kesinlikle ağırlık merkezinin altta olması, silikonun askıda da dengede durması avcılığımı arttırdı. Bu veriler ışığında avlarımın sonucunda ön plana çıkan bazı yemler oldu.

 

 

 

Ağırlıkları ve kullanım alanları itibarıyla bazı yemlerin at-çek şeklinde kullanılmasına rağmen, yukarıda belirttiğim ağırlık merkezi altta, dengeli, gözleri parlayan ve kuyruk hareketi çok rahat yapabilen bu silikonları bulunduğumuz derin avlakta hemen 2 mt önümüze attım ve dibi bulmasını sağladım. Daha sonra dipten 1-1,5 mt yukarı kaldırıp dengede tuttuktan sonra 15 cm’lik bir arada kamış darbeleri ile aşağı yukarı zıplattığımda merada balık varsa kesinlikle hayır demedi. 

Diğer bir yöntemde ise tatlı ve tuzlu suyun karıştığı dere ağızlarında ikili köstek ile bedene bağladığımız jig head yerine sadece iğneye iliştirilen ve yine glow (parlama) özelliği bulunan tekeler ile uygun havada akıntıya bıraktım  Bedene taktığımız 5-10 gr bir kurşun ile ileri atıp dipten sürterek çekmek şeklinde kullanarakda güzel avlar yaptım. Bu yöntemde de öne çıkan bazı silikonlar oldu.

 

Genel olarak bu tür avcılıkta mera seçimi gerçekten çok önemli. Bu yöntemde sonuç alabilmek için derin mendirek başları, liman içleri, iskele ayakları, tatlı ve tuzlu suyun karıştığı dere ağızlarını seçiyorum. 

Sonuç olarak İki yöntem öne çıktı birincisi derinde hemen önümüzde zıplatmak, ikincisi kurşunsuz akıntıya bırakarak dipte sürütmek…

Tabiki herşeyden önce merada balık olmalı gerisi kısmet. Rastgelsin.

İlker Erkan…